Yeni Başlayanlar İçin 20 Maddede Plaza Hayatı

İşte 20 maddede plaza hayatının özeti. Adeta bir rehber niteliğinde!
1-) İlk gün giriş kartın olmadığı için misafir kartı ile giriş yapacaksın.
2-) Çalışacağın kata çıktığında seni kat görevlisi veya bağlı olduğun yönetici karşılayacak.
3-) Katta bulunan yaklaşık 30-40 kişiyle tanıştırılacaksın. Hepsi sana tek tek ismini söyleyecek ama sen ertesi gün hiçbirini hatırlamayacak veya hepsini birbirine karıştıracaksın.
tatil-donemi-sosyal-medya-paylasimlari

4-) İşin ilk haftasının üniversite ilk haftasından bir farkı olmadığını anlayacaksın. Ekipmanlarının tamamlanması ve zaman geçirmen için eline tutuşturulan 1-2 dokümanı okumakla geçireceğin bu hafta muhtemelen o iş yeri kariyerindeki en güzel hafta olacak.

5-) Yeni başladığın ve henüz çevre edinemediğin için bir süre ekibindeki kişilerle teletubbies gibi el ele yemeğe çıkacaksınız. (Şaka şaka el ele değil, o kadar da demedik. Biz daha ölmedik, ölmedik…)
6-) Ve 2. hafta. Maillerde cc’lenmeye başlayacağın için yavaş yavaş inbox’ına düşen mail sayısı artacak. Hepsini okuyarak bir şeyler anlamaya çalışacaksın fakat büyük bir kısmı sana hiçbir şey ifade etmeyecek.
7-) Cc’lerde görülmen arttıkça artık mailler direkt sana da gönderilmeye başlanacak. Hastanelerin acil servislerinde kullanılandan daha çok “acil” kelimesini burada duyacaksın. O iş hemen olmazsa adeta dünyanın yanacağı hissiyatı sana yaşatılacak.
8-) Sonra sen de mail atmaya başlayacaksın. Bütün gün yüz yüze oturduğun kişiye “merhaba” ile başlayan mailler attığın günler olacak.
9-) Artık pişmeye başladın, üzerinde çok fikirlerin üretildiği ama sonrasında %90’ının yapılmadığı konuların konuşulduğu toplantılara girmeye başlayacaksın.
10-) Çok basit Türkçe karşılığı olan kelimelerin neden İngilizce kullanıldığına anlam veremeyeceksin. Zaman zaman miiting set etmen, sıkeçyılını çek etmen istenecek.
11-) “Mailim ulaştı mı acaba?” diye soranlar olacak. Bunun aslında “Cevap versene lan!” demek olduğunu zamanla anlayacaksın. Veya attığı mail henüz senin inbox’ına düşmeden ışık hızında telefon açan veya yanına gelen kişilerle karşılaşacaksın.
12-) Halk ekmek kuyruğundan daha uzun asansör kuyruklarına gireceksin. Bu da yetmezmiş gibi bütün gün poposunun üzerine oturan bazı kişilerin 1 kat aşağı inmek veya 1 kat yukarı çıkmak için asansöre bindiğine şahit olacaksın.
13-) Üzerinde hiçbir iş olmadığı için normal çıkış saatinde çıkmaya hazırlandığında “Part-time mı çalışıyorsun?” sorusunu sorarcasına bakan gözler göreceksin. Ancak o gözlere sahip kişilerin, patronun erken çıktığı günlerde nasıl erkenden topukladığını göreceksin.
14-) “Biraz inisiyatif al” cümlesini duyduktan sonra kendi başına karar verdiğin ilk hareketinde “Neden bana sormadan iş yapıyorsun?” sorusu ile karşılaşacaksın.
15-) Normalde en az 2-3 saatini alacak bir iş senden saat 10:00’da istendikten sonra, 10:15’te “Bitti mi?” diye sorulacak.
16-) Yapıyor olacağız, ediyor olacağız şeklinde Türkçe’de yeri olmayan zaman kalıplarına maruz kalacaksın.
17-) Yüzüne gülen kişilerin, konu iş olduğunda herkesi cc’leyerek “Bu konuyla ilgili neden bir şey yapmadık?” diye çirkinleştiğine şahit olacaksın.
18-) Yaptığın güzel işlerde övgü almak bir yana, her şeyi tam olarak yaptığını düşünsen bile her zaman bir açığın bulunarak yüzüne vurulacak. Sonrasında da ful motivasyon ile çalışmaya devam etmen beklenecek.
19-) Plazada çalıştığın için muhtemelen hiç müşteri görmeyecek, monitör ve klavyeye saygı duymak için neden resmi kıyafet giydiğini anlamaya çalışacaksın.
20-) Ve son olarak. Ya bu maddeleri görmezden gelecek ya da “Aslında var ya kendi işini kuracaksın”cıların grubuna katılacaksın.
tus-beyinli-blog-ana-sayfa
reklam-analizleri

 

Paylaşım Butonları

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir